27 Ekim 2014 Pazartesi

WORD

Present continuous tense

bütün zamanlarda  (tenslerde) olduğu gibi bu zaman da konuşmacının tavrı olay veya hareket gibi önemlidir

Present continous tense'i kullanırken bitmemiş veya tamamlanmamış bir olayı düşünürler



The present continuous tense aşağıdaki durumlarda kullanılır:

şu anda devam eden bir olayı anlatmakta:

you are using my pen now

şimdi benim kalemimi kullanıyorsun




18 Ekim 2014 Cumartesi

WORD

Kick - tekmelemek

ship - gemi

awesome - harika

this way - bu taraftan

crazy : çılgın

serial killer : seri katil

shield : zırh

tower : kule

burn : yakmak

solider : asker

patient : hasta

records : kayıtlar

figure out : anlamak

time : zaman

guns : silahlar

undead : ölümsüz 

change : değişiklik

spread : yayılma

blanket : battaniye

seat : oturacak yer

belt : kemer

sweatheart : sevgili

medicine : ilaç 

pharmacy : eczane 

store : dükkan

roof : çatı,tavan

stairs : merdiven

hungry :

cry : ağlamak

dangerous : tehlikeli

place : yer,konum

scare : korkutmak

safe : emin

confidence : güven

need : ihtiyacı olmak

anything : hiçbirşey

president : cumhurbaşkanı

vaccine : aşı

develop : gelişmek

at ease : rahat (askeri terim)

warcrime : savaş suçu

heavy lift : ağır iş

each : her,herbiri

help : yardım

simple : basit


17 Ekim 2014 Cuma

WORD

Once a week - haftada bir kere

Twice a day - günde bir kere

Three times a month - ayda üç kere

Several times a year : yılda bir çok kez

every year - her yıl

very often - çok sık

bunlarda sıklık zarflarıdır. ama bunlar iki veya daha fazla kelimeden meydana gelirler.eğer sıklık zarfı iki veya ikiden fazla kelimeden meydana gelirse ya cümlenin başında , ya da cümle sonunda kullanılırlar.

I brush my teeth three times a day .
günde üç kere  dişlerimi fırçalarım.

I go abroad several times a year
yılda bir çok kez yurt dışına çıkarım

I dont go to the theatre very often
pek sık tiyatroya gitmem

where do you live?
nerede oturuyorsun?

I live in london
londra'da oturuyorum

what do you do?
ne iş yapıyorsun?

I'am a teacher
ben bir öğretmenim 


Change the sentences into negative
 ( cümleleri olumsuz yapınız)

She always sits in this armchair.

............................................

The kite flies into the air

............................................


mary washes her hair twice a week

.................................................

Fill in the blancks with the verbs in brackets.
example: he never writes a letter


Robert.................................e-mails.
  (not/write)

The boys ......................................... computer games.
  (not/play)

Andy's brother .......................................in an office.
  (work)

Fill in the correct verb forms


1) Mandy and susan ................................. films every weekend.

A) watches    B) watch   C) watchs  D) watching




2) ...................................... I right?

A) Am      B) is    C) do   D) are




3) Do you .......................milk in your coffee?

A) like    B) likes   C) linking  D) is like



From questions - Sorular oluşturun

Example : where / they / to have /breakfast

where do they have breakfast ?


1) when /his father / come / home

..............................................


herry / reading / comics / like

..........................................

why / you / hide / in the garage / your bike

........................................................



your / does / brother / where / work

....................................................

you / where / from / come / do

...............................................





28 Eylül 2014 Pazar

WORD

                                          WORD




Sheet:yatak çarşafı

history is about to change:tarih değişmek üzere

rude:kaba

dude : dostum

great : harika

poision : zehir

soup : çorba

remember : hatırlamak

remind : hatırlatmak

leave : ayrılmak

to bring : getirmek

to drink : içmek

to wait : beklemek

to believe : inanmak

to sleep : uyumak

better : daha iyi

planet : gezegen

come on : haydi

rule : kural

piss off : sinirlenmek

old : eski

where is he : o nerede ?

I don't know : bilmiyorum

to invent : icat etmek

I am back : geri geldim

To look : bakmak

Look! : bak

Federal agent : federal ajan

Where is the truck ? : kamyon nerede ?

Corn field : mısır tarlası 

Target : hedef 

Take care of : birine bakmak

Together ; birlikte

Human : insan

Humanbeing : insanoğlu

Advance : ilerleme

Meterial : madde

Oreans : okyanus

Big : büyük

Mole : Çukur 

Retired : emekli

I want a lawyer : avukat istiyorum

You have no Idea : hiçbir fikrin yok

Basement : zemin kat

To respond : Karşılık vermek

Medical team : sağlık ekip

Prison : hapishane 

Personal : kişisel

To join : Katılmak 

Fellow : arkadaş

Febel : isyancı

Farewell : elveda

Earth : dünya

Let's rock : harekete geçelim

We must be quick : hızlı olmalıyız

Hold on : tutun

Ship : gemi

To shoot : vurmak

To fly : uçmak

Keep firing : ateş etmeye devam

İnsane : delilik

We are leaving : ayrılıyoruz 

Saluation : kurtuluş 

Protect : korumak

Share : paylaşmak 

Continious production : seri üretim

Same dream : aynı rüya 











13 Eylül 2014 Cumartesi

Words and sentences

İpucu: sonu -ss , -zz, -ch , -sh -x ,-o, -k biterse     he/she/it , de fiilin sonu -es eki getirilir.

He brushes his teeth everyday = o hergün dişlerini fırçalar

He goes home by plane = o eve uçakla gider

He fixes pipes for clean water = o temiz su için borularını tamir eder

It buzzes all day = o bütün gün vızıldar

İpucu 2 = -y harfi ile biten fiiller he/she/it de ''y'' düşerek ''ies'' haline dönüşürler

''cry'' = he cries every morning = o her sabah ağlar

''try'' =she tries he t-shirt every evening = o her akşam t_shirt dener

Olumsuzlar 

he doesn't not study with us every day
she does not try the t-shirt every evening
he does not buzz all day
he does not fix water pipes 
he does not go home by plane
he does not brush hıs teeth everyday

1)present simple   geniş zaman      I go home = ben eve giderim

2) present continious şimdi zaman   I am going home =ben eve gidiyorum

3)past simple   geçmiş zaman          I want home = ben eve gittim

4) past continious  geçmiş zamanda süren       I was going home = Ben eve gidiyordum

5)future    gelecek zaman       I will  go home = ben eve gideceğim 

1) present simple  

I lıve in istanbul : ben istanbulda yaşarım

you speak a lot : sen çok konuşuyorsun 

we want to see the governor : valiyi görmek istiyoruz

he know us very well : o bizi çok iyi bilir

she likes helping children : o çocuklara yardım etmeyi sever

he likes delicious food : o lezzetli yemeği sever

It rains a lot in india : hindistanda çok yağmur yağar


Present continious tense

I am going to school now =ben şimdi okula gidiyorum

you are going to school now
sen şimdi okula gidiyorsun

am I going to school ?
ben okula gidiyormuyum ?

you are looking at me now
şu anda bana bakıyorsun

he is wearing a red dress
o kırmızı bir elbise giyiyor



My father is going to swimming pool these day
benim babam bu günlerde yüzme havuzuna gidiyor

more and more  people are chatting on the internet
gittikçe daha fazla insan internette sohbet ediyor

you are always coming late! hep geç geliyorsun!

you are forever complaning about food
daima yemekten şikayetçisin

can= ebilmek

I can hear what they are tallang about
neden bahsettiğini duyabiliorum

I can see the black board better now
şimdi tahtayı daha iyi görebiliyorum

I thınk this is expensive
sanırım bu pahalı      

I dont he will arrive on time
onun vaktinde varacağına şüpheliyim

WEATHER

It's an ugly day today

I know I think it may rain

It2s the middle of summer It shoultdn' rain today

that woud be weird

yeah especially since it's ninety degress outside

I know it would be horrible if it rained and it was hot outside

yes ıt would be

I really wish it wasn't so hot everyday

me too I can't wait untill winter

I like winter too but sometimes ıt gets too cold

I'd rather be cold than hot

me too
































































































                                 

21 Ağustos 2014 Perşembe

Words

I Will catch the butterfly : ben kelebeği yakalayacağım

I catched the butterfly : ben kelebeği yakaladım

I am catching the butterfly : ben kelebeği yakalıyorum

I was catching the butterfly : ben kelebeği yakalıyordum



Butterfly : kelebek

Flower  : çiçek

River : nehir

Liver : karaciğer

Dive : dalmak

Diver : dalgıç

Hack : darbe

Hacker : çökertici

Run : koşmak

Nun : rahip

Nurse : hemşire

Course : rota

Essay : deneme

Year : yıl

Reason : sebep

Near : yakın

Ride : binmek

ROAD TO SUCCESS UNIT 2

        STUDY THE WORDS








Be afraid of : korkmak

Be bad at : birşeyde kötü olmak 

Be good at : birşeyde iyi olmak 

Be in a hurry : acelesi olmak 

Be woried about sth : endişelenmek 

Break a habit : alışkanlığı bırakmak

Calm : durgun 

Chat : sohbet 

Cheat : kopya çekmek 

Classmate : sınıf arkadaşı 

Competition : yarışma

Daily : günlük,günlük olarak

Designer : tasarımcı

Do well : iyi yapmak 

Easily : kolayca

Excited : heyecanlı 

Fail : başarısız olmak 

Focus on something : odaklanmak 

Give sb a hug : kucaklamak 

Grade : not , derece , puan 

Handy : faydalı 

Have a rest : dinlenmek 

High : yüksek 

Instruction : yönerge 

Low : düşük 

Mark : not

Miss : kaçırmak 

Novelist : roman 

Pass : (sınav,test) başarmak , geçmek

Practice : çalışma 

Prize : ödül 

Psychologist : psikolog

Quickly : hızlıca

Relax : dinlenmek , rahatlamak

Repeatedly : tekrarlanarak

Review : tekrar etmek 

Reward : ödül

Rewarding : ödüllendiren 

Slowly : yavaş yavaş , yavaşça

Spend : harcamak 

Stay calm : sakin olmak

Stay up : geç vakitte yatmak

Take a breath : nefes almak

Take a note : not almak

Take an exam : sınava girmek

Tip : ipucu

Trouble : sorun

Vet : veteriner



Kelimeler ve cümleler

COMPASS : pusula 

POINT : nokta

NORTH : kuzey 

SOUTH : Güney 

EAST : Doğu 

West : batı




Is Gürcistan  SOUTH  or NORTH of turkey ?

Gürcistan Türkiye'nin güneyinde mi yoksa kuzeyinde midir ?

Gürcistan is neither SOUTH nor NORTH of turkey , it is EAST of turkey

Gürcistan Türkiye'nin ne güneyindedir ne kuzeyinde , Türkiye'nin doğusundadır







Can you tell me where  syria is ? 

Suriye'nin nerede olduğunu söyleyebilir misin ?

Syria is SOUTH -EAST or turkey .

Suriye Türkiye'nin güneydoğusundadır .